top of page

TALENT Insights: Bebek Villa S.D. Evi Üzerine Söyleşi - Sakura Mimarlık

  • Yazarın fotoğrafı: Ali Kokal
    Ali Kokal
  • 3 Eyl
  • 3 dakikada okunur

Mimari projeler, yalnızca yaşam alanlarını şekillendirmekle kalmayıp; aynı zamanda kullanıcıya estetik ve işlevsellik arasında güçlü bir denge sunuyor. Bu vizyondan ilham alan Sakura Mimarlık, İtalya merkezli uluslararası platformda düzenlenen A' Design Award’dan üç ödül kazanarak tescillenen başarısını, kurucuları Yadigar Tanrıverdi ve Sema Yazıcı’nın özgün yaklaşımlarıyla daha da ileri taşıyor. Özgün, kullanıcı dostu ve modern mimarlık anlayışıyla Sakura Mimarlık; konut, ticari alan ve iç mekân tasarımlarıyla projeler oluşturmaya devam ediyor.


TALENT Insights serimizin bu bölümünde Sakura Mimarlık ile Bebek Villa S.D. Evi projesi üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. Değerli katılımları için Sema Yazıcı ve Yadigar Tanrıverdi'ye teşekkürlerimizi sunuyor, sizi söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.


ree

Öncelikle söyleşi davetimizi kabul ederek değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz.

-Davetiniz için biz teşekkür ederiz, umuyoruz herkes için keyifli bir söyleşi olur.


İlk soruyla başlayalım. Bebek villa projesinde mekânın sadece fiziksel değil, ruhsal bir atmosfer yaratmasını nasıl sağladınız? Renk, doku ve ışıkla bu duyguyu nasıl tanımlarsınız?

-Bu projede mekânı yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda huzur ve dengeyi besleyen bir atmosfer olarak tasarladık. Doğal tonlar, yumuşak dokular ve ışığın mekânla kurduğu ilişki, sakinlik hissini güçlendirdi. Gün ışığını içeri davet eden açıklıklarla ve farklı katmanlarda kurgulanan aydınlatmalarla, mekânın ruhu günün saatine göre değişen, yaşayan bir deneyim sundu.


Gerçekten de projenin atmosferi doğal ve dingin hissettiriyor. Peki, villada iç mekânın sirkülasyonunu ve fonksiyonelliğini dengelerken, kullanıcı deneyimini nasıl ön planda tuttunuz?

-Her mekanın kendine ait bir işlevi olmasına rağmen, alanların birbirine akışkan şekilde bağlanmasına özen gösterdik. Geçişlerde kör noktaları ve gereksiz boşlukları ortadan kaldırarak, kullanıcının günlük hayatında kolaylık sağlayan, sezgisel bir dolaşım yarattık. Böylece mekan sadece güzel görünmekle kalmadı, aynı zamanda kullanıcıya pratik ve akıcı bir deneyim sundu.


ree

Kullanılan malzemelerin projelere doğrudan bir etkisi olduğu malum. Sizce bu tasarımda seçilen malzemeler proje kimliğini nasıl destekliyor?

-Malzeme seçiminde doğal taş, ahşap ve dokulu yüzeyler gibi samimi ve zamansız malzemelere yöneldik. Bu tercihler, projeye hem karakter hem de uzun ömür kattı. Kullanıcı, mekana adım attığında doğal ve sıcak malzemelerle  karşılaşıyor; bu da mekanın kimliğini güçlü bir şekilde hissettiriyor.


Peki, projede sıradanlıktan uzaklaştıran, özel tasarım ya da ustalık detayı olarak öne çıkan unsurlar neler?

-Özel tasarım mobilyalar, duvar panellerindeki dokusal uygulamalar ve aydınlatmaların mekanla kurduğu diyalog, projeyi sıradanlıktan uzaklaştıran en önemli detaylar oldu. Her köşede kendine ait bir hikâye barındıran bu tasarım unsurları, villanın kimliğini kişisel ve özgün kıldı.


ree

Estetiğin yanı sıra konfordan da bahsetmiştik. Villa günlük yaşamı ne ölçüde kolaylaştırıyor?

-Planlamada pratikliği ön planda tuttuk; 3 katlı villanın çatı katını ebeveyn süiti , giriş katı genel yaşam alanı; salon ve mutfak , en alt bahçe katını ise çalışma, dinlenme, misafir ve depolama alanları olarak çözümledik. Çatı eğimlerini, düşük tavanları, yüksek tavanları, kolonları tasarıma dahil ederek kullanışlı çözümler elde ettik. Aynı zamanda sosyal alanları geniş ve davetkâr, özel alanları ise mahremiyet sağlayacak şekilde kurguladık. Böylece villa, kullanıcıların günlük yaşamını kolaylaştırırken onların yaşam biçimine de uyum sağladı.


Gelelim ışıklandırmalara. Doğal ışığı iç mekâna almak adına nasıl stratejiler geliştirdiniz?

-Bebek’ teki villamızın deniz manzarası tasarım kurgumuzda hep ön planda oldu. Doğal ışığın mekâna nüfuz etmesi için geniş açıklıklar ve doğru yönlenmeler tercih ettik. Mutfak ve salonda kullandığımız tavan pencereleri ışığın gün boyu dengeli bir şekilde mekâna dağılmasını sağladı. Ayrıca malzeme seçimlerinde ışığı yansıtan yüzeylere yönelerek, mekânın olduğundan daha ferah ve aydınlık algılanmasını hedefledik.


ree

Son olarak, bu projede sizi en çok besleyen ilham kaynakları ve süreçteki esin noktaları nelerdi? Tasarım sürecinin en keyifli aşaması hangisiydi?

-Bu projede bizi en çok besleyen ilham kaynağı, boğaz manzarası ve tarihi villanın geçmişten taşıdığı ruh oldu. Mekanın kendi hikâyesine saygı duyarak, boğaz manzarasını tasarımın en güçlü öğesi haline getirdik. İç mekânda yalınlık ve doğallığı ön planda tutarken, boğazın ışığı ve dinginliği her detaya yansıdı. Ev sahiplerimizi, villanın tarihi kimliğini koruyarak çağdaş ve zamansız bir yaşamla buluşturmak bizim için çok keyifli bir deneyim oldu.


Verdiğiniz değerli bilgiler ve öneriler için tekrar çok teşekkür ederiz.

-Bu güzel söyleşi ve değerli sorularınız için biz teşekkür ederiz.


TALENT Insights: Tasarım Hikayeleri serimizin bu bölümünde değerli Sakura Mimarlık kurucuları Sema Yazıcı ve Yadigar Tanrıverdi'yi ağırladık. Umuyoruz ki okurlarımız için de ilham verici bir söyleşi olmuştur. Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.




ree

2018 yılında kurulan Sakura Mimarlık iç mimari proje, konsept tasarım, anahtar teslim uygulama ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Yurt içi ve yurt dışında konut, villa, otel, ofis, restoran ve diğer ticari alanlarda deneyimli ekibiyle projelerine devam etmektedir. 20 yılı aşan sektör deneyimini butik hizmet anlayışıyla buluşturan Sakura Mimarlık, müşterilerin hayallerini gerçeğe dönüştürürken, iz bırakan, zamansız tasarım ve projelere imza atmaktadır.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page