QARCH Banyo Tasarımı - Özlem Güneş ile Söyleşi
- Ali Kokal

- 4 gün önce
- 3 dakikada okunur
İç mimarlık, yalnızca mekânları dekore etmek değil; her detayda kullanıcıya bir deneyim de yaşatmak demek. QARCH projesi tam olarak bunu hedefliyor. Modern, fonksiyonel ve lüks dokunuşlarla şekillenen bu banyo tasarımı, Özlem Güneş imzası taşıyor. Projenin her aşamasında malzeme seçiminden ışık kullanımı ve işlevselliğe kadar özenli kararlar alındı.
TALENT Insights: Tasarım Hikayeleri serimizin bu bölümünde, QARCH’ın doğuşundan estetik ve işlev dengelerine kadar Özlem Güneş’in bakış açısıyla projeyi keşfedeceğiz. İşte söyleşimizden öne çıkanlar.

Öncelikle hoş geldiniz Özlem Hanım. QARCH projesi nasıl doğdu? Bu projeyi şekillendiren ilham kaynakları ve çıkış noktası neydi?
Merhaba, hoş buldum. QARCH, kullanıcı deneyimini merkeze alan, modern ve zamansız bir yaşam estetiğini fonksiyonel unsurlarla bütünleştirmeyi hedefleyen bir tasarım yaklaşımı olarak doğdu. Bu banyo tasarımında ilhamım, koyu renklerin dramatik etkisini sıcak tonlarla dengeleyen lüks bir otel banyosu hissiyatını konut ölçeğine uyarlama arzusuydu. Kullanıcıyı ilk adımda saran dingin atmosferi, güçlü malzeme seçimiyle destekleyerek, mekanın hem huzur hem de sofistike bir karakter taşımasını hedefledim.
Gerçekten de tasarım çok etkileyici. Moodboard aşamasında hangi detaylara odaklandınız?
Moodboard çalışmasında en kritik karar, “siyah damar detaylı mermer” ile “mat mürdüm duvar yüzeyini” birlikte kullanmak oldu. Bu iki güçlü malzemeyi dengelerken dokuların rekabet etmemesi için yüzeylerde görsel sakinlik oluşturmaya özen gösterdim. Mermerin doğal desen hareketliliği, mat yüzeylerin dinginliğiyle buluştuğunda mekanın hem güçlü hem kontrollü bir estetik yakalamasını sağladı. Metal aksesuarlarda kullandığım gold tonları ise bu dengeyi sıcak bir zarafetle tamamladı.

Günümüzde işlevsellik de tasarım kadar önemli. Peki, QARCH’ta estetik ile kullanım kolaylığı arasındaki dengeyi nasıl sağladınız?
Bu projede estetik her ne kadar ön planda olsa da, kullanıcının günlük ihtiyaçlarını gözeten işlevsel çözümlerle desteklenmesi benim için öncelikliydi. Çift lavabolu kullanım, geniş depolama alanı sunan özel tasarım dolaplar, pratik erişim sağlayan aydınlatmalı ayna üniteleri ve yaşanabilir bir mekân hacmi oluşturmak bu dengenin ana unsurları oldu. Ayrıca yüzey malzemelerini seçerken uzun ömürlü, temizliği kolay ve neme dayanıklı seçeneklere yöneldim.
Sürdürülebilirlik ve malzeme seçiminin projede nasıl ele alındığından bahsedebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik, özellikle banyo gibi suyla temasın yoğun olduğu alanlarda oldukça kritik. Bu nedenle düşük bakım gerektiren, uzun ömürlü yüzey malzemelerini tercih ettim. Kullanılan ahşap paneller FSC sertifikalı üreticilerden temin edilirken, taş yüzeylerde çevre dostu üretim teknikleriyle üretilmiş kompozit mermer seçeneklerini değerlendirdim. Aydınlatma unsurlarında düşük enerji tüketimli LED armatürler kullanarak sürdürülebilir tasarım yaklaşımını destekledim.

Biraz da ışık kullanımından bahsedelim isterim. Bu projede aydınlatma tasarımı nasıl bir rol üstlendi?
Aydınlatma, modern iç mekân tasarımının duygusal etkisini belirleyen en kritik bileşenlerden biri. QARCH banyo tasarımında ışığı hem yönlendirici hem de atmosfer kurucu bir eleman olarak kullandım. Tavan nişindeki dolaylı aydınlatma mekânı yumuşak bir şekilde sararken, ayna yanlarında konumlanan dikey ışık panelleri hem kullanım konforu hem de dramatik gölgesiz aydınlatma sağlıyor. Mermer yüzeylerdeki damar hareketlerini ortaya çıkaran alt çizgi aydınlatmaları ise mekana lüks bir derinlik katıyor.
Sizce QARCH’ı diğer iç mimari projelerden ayıran en belirgin özellik nedir?
QARCH’ı ayıran en belirgin özellik, malzeme ve ışığın birlikte çalışarak güçlü bir mekânsal kimlik oluşturmasıdır. Bu proje, minimalizmin sadeliği ile lüks detayların gösterişini dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Kullanıcının mekânla kurduğu deneyim sadece fonksiyonel değil; aynı zamanda duyusal, sıcak ve sofistike bir atmosfer yaratıyor.
Peki, tasarım sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluk neydi ve bu zorluğu nasıl avantaja dönüştürdünüz?
En büyük zorluk, dar enine sahip bir hacimde güçlü bir estetik dil yaratmaktı. Bu sınırlı alanı avantaja çevirmek için aynaları mekânsal büyütme etkisiyle kullandım ve dikey ışık elemanlarıyla hacmi görsel olarak yükselttim. Derin renk paletini doğru ölçekte kullanarak baskınlık yerine dingin bir lüks algısı oluşturmayı hedefledim.

Son olarak, geleceğe baktığınızda QARCH gibi projelerin iç mimarlık sektörüne nasıl bir yön vereceğini düşünüyorsunuz?
Gelecekte iç mekân tasarımının daha kişiselleştirilmiş, malzeme odaklı ve duyusal tasarım prensiplerini benimseyeceğini düşünüyorum. QARCH gibi projeler, mekân estetiğinin sadece görsel değil; dokunsal, ışıkla kurulan ilişki ve kullanıcı deneyimini odağa alan bir bütün olduğunu hatırlatıyor. Bu yaklaşımın sektörün yeni standartlarından biri olacağına inanıyorum.
Katılımınız için çok teşekkür ederiz, Özlem Hanım.
-Bu güzel söyleşi ve değerli sorularınız için ben teşekkür ederim.
TALENT Insights: Tasarım Hikayeleri serimizin bu bölümünde, değerli konuğumuz iç mimar Özlem Güneş ile banyo tasarım projesi QARCH ve tasarım vizyonu üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Umuyoruz ki bu söyleşi sizlere yeni bakış açıları ve ilham veren düşünceler kazandırmıştır. Bir sonraki yazımızda yeniden görüşmek üzere, sağlıkla ve ilhamla kalın!



Yorumlar