top of page

Cubes Office - Elif Arslan Ergün ile Söyleşi

  • Yazarın fotoğrafı: Ali Kokal
    Ali Kokal
  • 5 Şub
  • 4 dakikada okunur

İç mimarlık, günümüzde yalnızca estetik kararlarla değil; kullanıcı psikolojisi, işlevsellik ve mekânsal deneyimle birlikte ele alınan çok katmanlı bir disiplin olarak öne çıkıyor. Cubes Office projesi de tam bu noktada, çağdaş ofis yaşamının beklentilerini modern mimarinin güçlü ve yalın diliyle buluşturan bir tasarım yaklaşımı sunuyor. Akışkan formlar, doğal malzemeler ve ışıkla kurulan güçlü ilişki; mekânda prestij, güven ve konfor duygusunu bir arada hissettiriyor.


TALENT Insights: Tasarım Hikayeleri serimizin bu bölümünde, Cubes Office’in tasarım sürecini iç mimar Elif Arslan Ergün ile konuşuyoruz. Projenin ilham kaynaklarından malzeme seçimlerine, mekânsal kurgudan ziyaretçi deneyimine uzanan bu söyleşide, çağdaş bir ofis tasarımının ardındaki düşünsel ve mekânsal kararları keşfediyoruz.


Modern ofis tasarımı: Cubes Office karşılama alanında ahşap detaylar, mermer yüzeyler ve akışkan tavan aydınlatmaları.

Projeye başlarken sizi en çok etkileyen veya yönlendiren unsur neydi?

Bu projede ilham kaynağı, modern mimarinin yalın ama etkileyici dili ile çağdaş çalışma kültürünün ihtiyaçlarını bir araya getirmekti. Mekânın mimari kurgusunda amorf formların akışkanlığı ve modern çizgilerin netliği arasında bir denge kurmaya çalışıldı. Tasarımın çıkış noktalarından biri, kullanıcıda prestij ve güven duygusu yaratacak bir atmosfer oluşturmaktı. Bu nedenle doğal malzeme kullanımı -özellikle ahşap ve mermer gibi hem sıcaklık hem de lüks hissi veren dokular- özenle seçildi.


Ayrıca, doğal ışığın mekâna maksimum düzeyde entegre edilmesi ve tavan yüzeylerinde yapılan hacimsel oyunlarla aydınlatmanın bir tasarım unsuru haline getirilmesi de ilham verici ve yönlendirici detaylar arasında yer aldı.


Mekânda tercih ettiğiniz biçimsel yaklaşımı nasıl tanımlarsınız?

Projenin iç mimari yaklaşımında, modern çizgiler ile amorf formların bir arada kullanıldığı dengeli ve özgün bir tasarım dili benimsendi. Tasarım sürecinde akıcılık ve süreklilik kavramları ön planda tutularak, mekânın kendi içinde doğal bir ritimle ilerlemesi hedeflendi.

Tavan kurgusunda oluşturulan hacimsel hareketler ve bu kurguyla bütünleşen aydınlatma elemanları sayesinde dinamik ve akışkan bir atmosfer yaratıldı. Bu yaklaşım, mekânda yalnızca görsel bir etki değil, aynı zamanda mekânsal bir süreklilik algısı oluşturdu. Tavanda tercih edilen ahşap kaplamalar ise mekâna sıcaklık ve prestij kazandırırken, lüks algısını güçlendiren önemli bir tasarım öğesi olarak ele alındı.


Duvar yüzeylerinde kullanılan mermer kaplamalar, projeye modern ve sofistike bir karakter kazandırarak genel tasarım anlayışını estetik açıdan destekledi. Farklı yüzeyler arasında kurulan yumuşak ve uyumlu geçişler, akışkanlık hissini pekiştirerek bütüncül bir mekân deneyimi sundu. Prestij ve lüks kavramları etrafında şekillenen bu biçimsel yaklaşım, her detayında zamansız, özenli ve akıcı bir duruş sergilemeyi amaçladı.


Modern ofis iç mekânı: Cubes Office resepsiyon alanında ahşap, mermer ve akışkan tavan aydınlatmaları.

Malzeme seçiminde nasıl bir yaklaşım benimsediniz? Bu süreçte hangi kriterler öne çıktı?

Malzeme seçiminde, projenin bir ofis olması sebebiyle hem estetik değer taşıyan hem de kullanıcı konforunu ve dayanıklılığı ön planda tutan tercihler yapıldı. Zeminlerde, ofis kullanımına uygun olarak akustik konfor sağlayan ve ses emilimini destekleyen halı kaplamalar tercih edildi. Bu malzeme, çalışma alanlarında daha sessiz ve konforlu bir ortam yaratılmasına katkı sağladı. Tavanlarda kullanılan amorf formlu ahşap paneller, yalnızca bir aydınlatma taşıyıcısı olarak değil, aynı zamanda mekâna sıcaklık ve prestij kazandıran önemli bir mimari unsur olarak kurgulandı. Bu formlar, ışığın mekândaki dağılımını da estetik bir şekilde yönlendirdi.


Karşılama alanında ise amorf form dili duvar yüzeylerine taşınarak, mekâna güçlü bir ilk izlenim kazandırıldı. Bu bölümde tercih edilen dokulu duvar kaplamaları ve duvar kâğıtları, hem görsel ilgi yarattı hem de mekânın karakterini tanımlayan unsurlar haline geldi.

Tüm malzeme kararlarında, mekânın işleviyle uyumlu, kullanıcı deneyimini iyileştiren ve ofisin kurumsal duruşunu destekleyen bütüncül bir yaklaşım benimsendi.


Aydınlatma tasarımını kurgularken nasıl bir yöntem izlediniz?

Projede aydınlatma, yalnızca bir ihtiyaç değil, aynı zamanda mekânsal atmosferin güçlü bir tamamlayıcısı olarak ele alındı. Tavanlarda kullanılan amorf formlu özel ahşap paneller, entegre aydınlatmalarla birlikte düşünülerek hem görsel zenginlik sağladı hem de ışığın mekânda yönlendirilmesine katkı sundu. Doğal ışığın mekâna maksimum düzeyde entegre edilmesi hedeflenerek, özellikle karşılama alanında duvar yıkımı ile gün ışığının içeri alınması sağlandı. Böylece yapay ve doğal ışık dengesi gözetilerek ferah ve aydınlık bir iç ortam elde edildi.


Aydınlatma elemanlarının yerleşimi, her bir alanın kullanım amacına göre planlandı; odaklanmayı artıran çalışma ışıkları, ortamı yumuşatan genel aydınlatmalar ve atmosfer yaratan dolaylı ışık kaynakları ile çok katmanlı bir ışık dili oluşturuldu.


Ahşap ve mermer detaylarla tasarlanan Cubes Office resepsiyon alanı, akışkan tavan aydınlatmalarıyla modern ofis iç mekânı.

Mekânsal organizasyonu kurgularken hangi işlevsel ihtiyaçları göz önünde

bulundurdunuz?

Projenin yer aldığı yapı, başlangıçta konut fonksiyonuna göre planlanmış bir residence dairesi olup, müşterinin mekânı yalnızca ofis olarak kullanma talebi doğrultusunda mevcut planın ofis ihtiyaçlarına uyarlanması gerekmekteydi. Bu nedenle mekânsal organizasyon sürecinde, ofis işleyişini destekleyen net ve işlevsel bir kurgu oluşturmak temel hedeflerden biri oldu. Mevcut planda girişte konumlanan mutfak alanı, ofis kullanımı açısından işlevsel olmadığı gibi karşılama etkisini de zayıflatmaktaydı. Bu doğrultuda, girişte daha güçlü ve davetkâr bir karşılama alanı oluşturmak ve mutfağı arka planda konumlandırmak amacıyla yapısal bir müdahalede bulunuldu. Mevcut mutfak duvarı kaldırılarak mekân yeniden kurgulandı.


Eski mutfak alanı, proje kapsamında geniş ve ferah bir karşılama/bekleme alanına dönüştürüldü. Bu alan, ofisin lobisi olarak tasarlanarak hem ziyaretçiler hem de çalışanlar için konforlu ve yönlendirici bir geçiş mekânı işlevi üstlendi. Yeni mutfak ise sol aks üzerinde yer alan farklı bir hacme taşındı. Ofisin daha özel ve operasyonel alanları, bir geçiş kapısı aracılığıyla giriş alanından ayrıştırılarak daha kontrollü ve bağımsız bir kullanım senaryosu oluşturuldu. Bu mekânsal karar, hem işlevsel hem de görsel açıdan ofisin iç sirkülasyonunu netleştiren önemli bir tasarım hamlesi oldu.


Ziyaretçi deneyimini tasarlarken hangi unsurları ön planda tuttunuz?

Ziyaretçi deneyimini kurgularken mekânın algısal genişliğini artırmak ve kullanıcıda ferahlık hissi uyandırmak temel önceliklerimizden biri oldu. Bu doğrultuda iç mekânda açık ve nötr tonlardaki duvar kaplamaları tercih edilerek doğal ışıkla uyumlu, dengeli bir renk paleti oluşturuldu. Renklerin kontrollü kullanımı sayesinde sakin ve davetkâr bir atmosfer hedeflenirken, tasarımda yer verilen amorf ve akıcı formlar ile mekâna dinamizm kazandırılarak ziyaretçilere akıcı ve bütüncül bir iç mekân deneyimi sunulması amaçlandı.


Cubes Office bekleme alanında ahşap, mermer ve yumuşak formlu oturma elemanlarıyla modern ofis tasarımı.

Proje boyunca sizi en çok zorlayan alan hangisiydi?

Proje süreci boyunca en zorlayıcı nokta, müşterinin tasarım kararlarını netleştirmekte zorlanması ve bu durumun sürece çok sayıda revizyon olarak yansıması oldu. Değişen beklentilere uyum sağlamak, tasarım bütünlüğünü koruyarak alternatif çözümler üretmeyi gerektirdi. Bu süreç her ne kadar zaman yönetimi açısından zorlayıcı olsa da, esneklik ve problem çözme becerilerinin gelişmesine katkı sağladı.


Bu değerli paylaşımlarınız ve Cubes Office projesine dair aktardığınız bilgiler için teşekkür ederiz Elif Hanım.

Nazik davetiniz için asıl ben teşekkür ederim.

Cubes Office, konuttan ofise dönüşen bir mekânın, doğru kurguyla nasıl güçlü bir kurumsal kimliğe kavuşabileceğini ortaya koyuyor. Akıcı formlar, doğal dokular ve ışıkla şekillenen bu tasarım; yalnızca estetik bir bütünlük sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcı deneyimini merkeze alan işlevsel bir ofis atmosferi yaratıyor.


Elif Arslan Ergün'ün tasarım sürecine dair paylaştığı detaylar, çağdaş iç mimarlıkta esneklik, bütüncül düşünme ve mekânsal hikâye kurgusunun ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Cubes Office, zamansız bir duruşla, modern çalışma kültürüne nitelikli ve ilham verici bir cevap sunuyor.

 
 
 

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page